İnsanlar arasında Adalet nasıl temin edilebilir?

Eşyanın kıymetlerini altın ve gümüşle, adaleti gözeterek ölçecek âdil bir hâkim lâzımdır. Sözü geçer olan bu hâkim de, hükümettir. Âdil bir hükûmet, zulmü, işkenceyi önler. ALLAHÜ Teâlâ‘nın emir ettiği adaleti temin eder. Eşyanın kıymetlerini, adalet ile tespit eder.

Demek ki, insanlar arasında adaleti temin etmek için üç şey lâzımdır: Nâmûs-i rabbânî, hâkim-i insânî ve dinâr-ı mîzânî. Bunlardan en kuvvetlisi, en büyüğü, nâmûs-i rabbânî olan İslâmiyettir. Dinler, ALLAHÜ Teâlâ‘nın adaleti sağlamak için gönderdiği kanunlardır. Hakîmlerin adaleti sağlamaları için, bu ilâhî kanunları gönderdi. Hadîd sûresi yirmibeşinci âyetinde mealen, (Onlara kitap ve terazi gönderdik ki, bunlarla adaleti yerine getirsinler) buyuruldu. Burada, kitap, din demektir. Çünkü din, Kur’ân-ı kerimdeki emir ve yasakların ismidir. Terazi de, altına işarettir. Çünkü altın, ağırlıkla ölçülür. Kur’ân-ı kerimin emir ve yasaklarını beğenmeyen kâfirdir ve münafıktır. Hâkimi, hükûmeti dinlemeyen asidir. [Müslüman, Dâr-ül-harpteki kâfirlerin kanunlarına da karşı gelmez. Suç işlemez.] Altının değerini kabul etmeyen de, hain ve hırsız olur. (İslâm Ahlâkı s. 164)